Ter kokusunu önlemenin 14 yolu

July 16, 2009 by bilgisayarparcalari

Ter kokusu problemi aslında sadece kişinin kendisinin değil, çevresinin de olmaya başlıyor gerekli önlemler alınmazsa. Gerçi sıcaklardan bağımsız olarak da, ter ve vücut kokusu yıl boyunca topluluk içinde koku yayan bir kişiyi utandırabilir ve çevresindekileri rahatsız edebilir.

Fiziksel aktivite yaptığımızda, sıcakta yürürken ya da bir konuşma yaparken vücudumuz doğal olarak ter üretir, yani terleriz. Terlemek vücudun aşırı ısınmasını önleyen bir soğutma mekanizmasıdır. İnsanlarla yakın temasta olan kişiler eğer ter kokusu ile mücadele etmezse hiç farkında olmadan çevrelerine büyük rahatsızlık verebilirler.

Bakteriler ter içinde ürüyor

Vücudumuzda 2 milyon ile 5 milyon arasında ter bezi bulunur. Vücut sıcaklığı yükseldiğinde otonom sinir sistemimiz bu bezleri uyarı ve derinin yüzeyine salınan ter sıvısı buharlaşırken vücudu soğutur. Ter aslında su ve tuzdan (sodyum klorür) ibarettir. İçinde eser miktarda başka elektrolitler ve üre gibi maddeler de bulunur.

Ter aslında kokusuz bir sıvıdır. Ne var ki bakteriler, teri çoğalmak için bir ortam olarak kullanır ve terin içinde hızla ürer. Ayrıca ergenlikten sonra faaliyete geçen androjen adı verilen hormonlar da ter kokusuna neden olur. Sonuç olarak, terlemek doğal ve sağlıklı bir olaydır ama bunun yeri ve miktarı kişiden kişiye büyük değişkenlik gösterir.

Kişilerin terlemesine neden olan faktörler şunlardır:

Egzersiz, özellikle zorlu olursa

Sıcak hava

Sinirlilik, endişe hali veya stres

Bazı hastalıklar

Duygusal nedenlerin tetiklediği terleme çoğunlukla yüzde, koltuk altlarında, el ayalarında ve ayak tabanlarında olur.

Ama bu terlemenin miktarı ve kokusu duygu durumunuzdan, yediklerinizden (baharatlı yiyecekler), içeceklerden (kahve, alkol), hormonlardan, aldığınız ilaçlardan (psikiyatrik bozukluklarda kullanılan bazı ilaçlar, aspirin ve parasetamol gibi ağrı kesiciler ve aşırı dozda tiroid hormonu alınması) ve mevcut hastalıklardan etkilenebilir.

Bazı kişilerde özellikle el ayalarında ve ayak tabanlarında kalıtsal bir terleme eğilimi vardır. Bütün bu faktörlerden ötürü terlemenin normalini tanımlamak neredeyse hiç mümkün değildir. Ama terlemenizde normalden farklı bir artış varsa bunu doktorunuza danışmanız gerekir. Böyle bir durum çeşitli hastalıkların bir belirtisi olabilir, bu nedenle normal dışı terlemelerde mutlaka doktorunuzun fikrini almalısınız.

Terkokusunu önlemenin yolları

Ter kokusunu önlemenin en iyi yolu önlem almaktır. Aynı şekilde ayak kokusu da bazı önlemlerle azaltılabilir. Aşağıdaki önlemler terlemeyi önlemeye, ter ve ayak kokusunu gidermeye yardımcı olacaktır:

1) Her gün duş alın. Düzenli banyo cildinizdeki bakterilerin sayısını kontrol altında tutacaktır.

2) Banyo aldıktan sonra ayaklarınızı iyice kurulayın. Mikroorganizmalar ayak parmaklarının arası gibi nemli yerleri severler. Ayak pudraları veya ayak bakımı için kullanılan kremler nemin emilmesine yardımcı olur.

3) Koltuk altı ve genital bölge kıllarının düzenli olarak tıraş edilmesi terlemeyi ve kokuyu azaltacaktır.

4) Doğal deriden yapılanlar gibi ayağınızın hava almasını sağlayan ayakkabılar seçin. Yaz aylarında sandalet tipi ayakkabılar giyebilirsiniz.

5) Ayakkabılarınızı dönüşümlü olarak kullanın. Ayakkabılar bir gece içinde yeterince kurumayabilir. Onun için aynı ayakkabıyı iki gün arayla giyecek şekilde dönüşümlü olarak kullanın. Giymediğiniz zamanlarda ayakkabıları havadar ve kuru bir yerde tutun.

6) Çoraplarınızı her gün değiştirin. Merserize çorap giyin çünkü bunlar nemi emerek ayağınızı kuru tutar.

7) Ayaklarınızı havalandırın. Zemin elverişli ise çıplak ayakla dolaşın veya ara sıra ayakkabılarınızı çıkarın.

8) Doğal kumaşlardan üretilen giysileri tercih edin. Keten, yün, ipek cildinizin hava almasına izin veren malzemelerdir.

9) Egzersiz yaparken derinizdeki nemi hemen uzaklaştıran yüksek teknoloji ürünü giysileri tercih edin.

10) Her gün iç çamaşırı değiştirin.

11) Gevşeme tekniklerini öğrenin. Yoga, meditasyon veya biofeedback terlemeyi tetikleyen stresi denetlemenize yardımcı olacaktır.

12) Diyetinizde değişiklik yapın. Yiyecekler de ter kokusuna yol açabilir Soğan, sarımsak, pastırma, balık, bazı yeşil bitkiler gibi gıdalar koku yapabilir. Bunlar faydalı da olsa, uygun zamanlarda tüketin.

13) Deodoran ve ayak kokusu önleyen pudra veya spreyler kullanın. Cildiniz hassas ise bunların özel hassas cilt için üretilmişlerini deneyin.

14) İnsan çoğunlukla kendi ter kokusunu fark etmez, bu nedenle kendisini sık sık kontrol etmelidir.

“Doğal sutyen estetiği”yle göğüslerinizi dikleştirin

July 16, 2009 by bilgisayarparcalari

“Doğal sutyen estetiği”yle göğüslerinizi dikleştirin
Bu haberi 4586 kişi okudu.
Memenin doku sıkılığındaki azalma ve sarkma problemini en az ameliyat iziyle ve daha kalıcı olarak çözen bir yöntem geliştirildi. Üstelik memeyi kendi dokusuyla asarak doğal bir sütyen etkisi sağlıyor.
4586

MEME DOKUSUNA DOĞAL SÜTYEN!

Memenin doku sıkılığındaki azalma ve sarkma problemini en az ameliyat iziyle ve daha kalıcı olarak çözen bir yöntem geliştirildi.

Kadınların estetik yöntemlere ilgisi her geçen gün artıyor. Cerrahide yöntemler de her geçen gün çoğalıyor, gelişiyor. Kadınların en çok başvurduğu estetik operasyonlardan biri olan meme estetiğinde “Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemi de en yeni ve en doğal yöntemlerden biri.

Estetiğe olan ilgi her geçen gün artıyor. Kadınların yanı sıra erkeklerin de rağbet ettiği operasyonlarda son gelişme meme estetiğinden geldi.

“Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemi, memenin doku sıkılığındaki azalma ve sarkma problemini minimal izle ve daha kalıcı olarak çözen bir yöntem olarak geliştirildi.

Yeni yöntem ile meme estetiği minimum iz ve daha kalıcı olarak gerçekleştiriliyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Tezel tarafından geliştirilen yöntem, dünyanın en prestijli hakemli dergilerinden Journal of Plastic, Reconstructive & Aesthetic Surgery dergisinde yayınlandı.

“Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemiyle, memenin özellikle koltuk altına doğru yayılan kısmından yararlanılarak, meme dokusu hem yukarıya hem de içe doğru itiliyor; kendi üzerine katlanarak sıkılaştırılıyor ve dikleştiriliyor.

Memeyi dik tutan kendi dokusu olduğundan ve memenin ağırlığını taşıyan kısım derinin altında kaldığından çok daha az iz kalıyor. Bu yöntemle elde edilen sonuç önceki yöntemlere göre çok daha kalıcı oluyor.

Özellikle yatar pozisyondayken memenin yanlara, koltuk altına doğru yayılması ve ayrık gözükmesi sorununa çok etkili bir çözüm getiriyor. Bu yöntemle meme, gerektiğinde küçültülebiliyor da.

“Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemiyle gerek genç hastalarda memenin yapısal doku gevşekliği, gerekse ilerleyen yaşlarda zamanın ve/veya emzirmenin etkisiyle karşılaşılan gevşeklik ve sarkma sorunları çözülebiliyor.

Doğal bir sütyen etkisi yaratan yöntemle hastalar, iki hafta gibi kısa bir sürede günlük yaşantılarına dönebiliyorlar ve hatta yüzebiliyorlar.

Göbek bölgesi neden yağlanır?

July 16, 2009 by bilgisayarparcalari

Suadiye Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Oya Yüksek, “Göbek bölgesi yağlanması” hakkında bilgi verdi.

Son dönemlerde göbek bölgesi yağlanması kalça-basen bölgesi yağlanmasından daha büyük bir sorun haline geldi. Lokal yani bölgesel olarak tabir edilen bu tür yağlanmalar zayıf kadınlarda bile görülen sorunun nedenleri arasında ise, yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik (oturarak çalışma) ve insülin dengesizliği başta geliyor. Suadiye Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Oya Yüksek, “Göbek bölgesi yağlanması” hakkında bilgi verdi.

İnsülin dengesizliği neden göbek yapar?

Kandaki şekeri kontrol eden bu hormonun kandaki seviyesi çok önemli. İnsülin metabolizması bozulduğu zaman kan şekeri seviyelerinde ve bununla birlikte diğer kan değerlerinde bozulmalar ve özellikle bel-karın bölgesinde yağlanmalar oluşur. Bununla birlikte alınan yüksek karbonhidrat da bu rahatsızlığı tetikler.

Yağlanmamak için kalori mi içerik mi önemli?
2007 yılında Diyabet Merkezi’nin yaptığı bir çalışmada her ikisinin de önemli olduğu kanıtlandı. Araştırma kapsamında; aynı kaloriye fakat farklı besin öğelerine sahip üç beslenme programı hazırlanmış, 62 yaş civarında ailesinde diyabet geçmişi olan ve vücutlarında insülin direnci gelişmiş 11 obez katılımcıya uygulanmış. Bu katılıcılar 28 gün boyunca 1600 kalorilik ve dört öğüne bölünmüş (öğün başına 400 kal) bir program uygulamışlardır. Sonuç olarak; kilo ve yağ değişimleri olmamış fakat yüksek karbonhidrat alındığı zaman vücut yağlarının göbek bölgesine doğru biriktiği gözlemlenmiştir. Diğer bir iddia ise; yüksek karbonhidrat ile birlikte alınan tekli doymamış yağların insülin metabolizmasını düzelttiği için göbek bölgesi yağlanmasını yavaşlattığı ve koruduğudur. Bu çalışmada tekli doymamış besin kaynağı olarak; avokado, ceviz, zeytinyağı, zeytin, çekirdek ve bitter çikolata kullanılmıştır. Bununla birlikte birçok çalışma tekli doymamış yağların insülin metabolizması üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu savunmaktadır.

Göbek bölgenizi nasıl kontrol altında tutarsınız?
1. SIKILAŞTIRMA: Vücut kaslarını korumak için sıkılaştırma(kuvvetlendirme) hareketlerinin yapılması.
2. EGZERSİZ: Yağ yakımı için aerobik egzersiz
3. DİYET: Kalp sağlığını koruyan doymamış yağların çok, doymuş yağların az olduğu Akdeniz Tipi beslenme programı ve kilo yönetimi için gün başına alınan enerjiden 100 kal/gün kısıtlamak.
1. Yüksek karbonhidrat yerine daha düzenli dağılmış öğünleri tercih etmek ve karbonhidrat alımında ise karışık karbonhidrat diye tanımlanan esmer tahıl ürünlerinin tüketilebilir.
2. Salata ve yemeklerde zeytinyağı veya kanola yağı kullanılabilir.
3. Öğün aralarında fındık veya ceviz tüketilebilir.

Sizin cilt tipiniz hangisi?

July 16, 2009 by bilgisayarparcalari

Güzelliğinizi yansıtmak için cildinizin ışıldaması gerekir. Bu da doğru cilt bakımıyla gerçekleşir. Cilt tipinizi öğrenerek doğru bakımı yapabilirsiniz.
2851
Aynanın karşısında, duşta ya da plajda geçirdiğiniz onca zaman size nasıl bir cilt tipine sahip olduğunuz konusunda yeterince fikir vermiştir. Ancak cildiniz konusunda onu açmaktan ya da örtmekten mi mutlu olduğunuzdan daha fazlasını bilmeniz gerekir. Cilt tipinizi belirlemek için şu testi uygulayın:

1. Cildiniz donuk mu yoksa bir kar küresi gibi ışıltılı mı görünüyor?

2. Cildiniz parlak, kaygan bir dokusu olan banyo zemini gibi görünüyor mu?

3. Cildiniz sosis zarı gibi gergin görünüyor mu?

4. Krater gibi geniş gözenekleriniz, tıkanmış gözenekleriniz ya da akneleriniz var mı?

5. Cildiniz alkol, sentetikler, kokular ya da yapay renkler içeren kozmetiklere tepki
veriyor mu?

6. Cildiniz sürekli nemli, canlı ve dolgun görünüyor mu?

7.Yanaklarınız, gözleriniz ve ağzınızın çevresindeki cildiniz normal ya da kuruyken alnınız, burnunuz ve çeneniz fast-food yemeklerinden daha yağlı görünüyor
mu?

1 ya da 3′e evet cevabı verdiyseniz, KURU cildiniz var.

2 ya da 4′e evet cevabı verdiyseniz, YAĞLI cildiniz var.

5′e evet cevabı verdiyseniz, HASSAS cildiniz var.

6′ya evet cevabı verdiyseniz, NORMAL cildiniz var.

7′ye evet cevabı verdiyseniz, KARMA cildiniz var.

Cildiniz için beslenin
Belki de insanların ciltle ilişkilendirdikleri tek yiyecek cumartesi geceleri tüketilen krema Ama birçok yiyecek ve bileşen cildin korunmasına yardımcı olabilir.

Yumurta (ne yazık ki sarısı) bakla, avokado, soya ve fındık. Bütün bunlar yağ ve karbonhidrat metabolizması için gerekli bir kimyasal madde olan biotin içerir. Biotin eksikliği (fazla antibiyotik almaktan ve yetersiz beslenmekten kaynaklanır) yüzde veya kafada cilt kuruluğuna ya da dermatite (egzama türevi deri tahribatı) neden olabilir. Aynı zamanda saçlarınızın ve tırnaklarınızın zayıflayıp kırılmasına da yol açabilir.

Somon: Astaksantin içerir. Bu, somona pembe rengini veren karotenoiddir. Cildin elastikiyetini ve iyi yağ DHA-omega3′ü artırır. Cildinizin ve saçınızın daha genç ve sağlıklı görünmesini sağlar.

Yeşil çay: Serbest oksijen radikalleri avcılarını barındıran polifenoller içerir.
Bunlar foto hasara karşı koruma sağlar ve epidermisi kalınlaştırır. Ağızdan ya da ciltten alınabilir. Güneş yanıklarına karşı da etkili olabilir.

Nar: Epidermisi kalınlaştırmanın ve fibroblast ömrünü uzatarak daha fazla kol-lajen ve elastin üretilmesini sağlamanın yanı sıra, bunlar yaraların iyileşmesini hızlandıran fitonutrientler de içerirler.

Domates: Domatesteki besinler güneş yanığı riskini azaltır; bu yüzden yaz tatilinize çıkmadan önce bol bol domates tüketin (yanında biraz lipid, örneğin birkaç ceviz tüketmeye dikkat edin, böylece aktif bileşenler abzorbe edilir). Bu, içerdikleri likopenden kaynaklanıyor olabilir, ancak biz bu etkiyle ilişkili aktif bileşenleri bilmiyoruz; bu nedenle sadece bir likopen takviyesi yerine domateslerin tadını çıkarın.

Mutlu ayaklar için bakım ve onarım rehberi

July 16, 2009 by bilgisayarparcalari

Hayat boyu bizi taşıyan ayaklarımız biraz saygıyı ve bakımı haketmiyorlar mı sizce? İşte sağlıklı, zinde ve güzel ayaklar için harika bir kullanım ve bakım kılavuzu…
6219
GÖRÜNTÜSÜNÜ DÜZELTİN VE IŞILDATIN!

Kendi sıhhi malzemelerinizi salona götürmek can sıkıcı olabilir. Ancak yanınızda bir törpü bulundurursanız, mükemmel bir pedikür için yolun yarısını tamamlamışsınız demektir. İşte diğer bilmeniz gerekenler…

Tırnaklarınızı düzgün kesin

Ayak tırnaklarının kenarlarını tamamen kesmeyin. NYC Pediyatristi Hillary Brenner, “Köşeleri kesmeyin çünkü batık ve enfeksiyon yapabilir” diyor. O yüzden tırnak makasınız biraz daha büyük olsun ki, dümdüz kesebilesiniz. Solingen’i deneyebilirsiniz.

Tırnak etleri

Bakımlı görünmek istiyorsanız tırnağı çevreleyen dokuyu yumuşatmalısınız. Bunun için Mavala’nın Tırnak Eti Kremini” kullanabilirsiniz. Ayrıca tırnak etlerinin yumuşaması, fazla uzayanların gitmesi ve fazla dokunun giderilmesi için yine Mavala’nın Tırnak Eti Çıkarıcısını” kullanabilirsiniz. Böylece tırnaklarınız orantılı ve çekici bir görünüm kazanacaktır.

Bambu çubuklar

Tırnak yapısını bozmamak ve girintili çıkıntılı bir görünüm yaratmamak için pamuk sarılı manikür çubuğu kullanmalısınız. Bununla tırnak etlerini geriye doğru itebilirsiniz.

Yoğun Nemlendirici ayak ve topuk kremi

Ayaklara uzun süreli bir yumuşaklık, rahatlık sağlamak ve aynı zamanda nasır oluşumunu önlemek istiyorsanız Sally Hansen’dan “Salon Hydrating Foot Creme”i deneyebilirsiniz. İçindeki deniz mineralleri, aloe vera ve chamomile özleri ile ayakları rahatlatır, yeniler ve nemlendirir.

Tırnak beyazlatıcı ve oje kurutucu

Tırnaklarınız sarardıysa bütün ayak bakımını tamamladıktan sonra tırnaklarına beyazlatıcı sürebilirsiniz. Bunun için Sally Hansen’ın tırnak beyazlatıcısını deneyebilirsiniz.

Ovalama kremi ve losyon

Ayağınızda oluşmuş sertliklerden kurtulmak istiyorsanız, duştan sonra Artistry’nin “Ayak İçin Ovalama Kremini” ve “Ayak Losyonu”nu masaj yaparak kullanabilirsiniz. Böylece pürüzsüz ve temiz bir cildiniz olur.

Parmak arası terlikler güç gerektirir!

Ayakkabı dolabında en masum duran ayakkabılar tabanların için en tehlikeli olanlar olabilir. NYC Pediyatristi Hillary Brenner “Kadınlar parmak arası terliklerin ayaklarını dinlendirdiğini zanneder ama aslında o sırada ayakları terlikleri tutmak için ekstra güç harcar” diyor. “Belli bir süre sonra incik kemiğinde akıntı veya taban faysa iltihabı oluşabilir. Bu yüzden ayağınıza oturan, destekli terlikler giymelisiniz.

İPUCU: Eğer bir işiniz yoksa Cumartesi günü (öğleden sonra yerine) sabah kalktığınızda ilk iş olarak pedikürünüzü yaptırın. En temiz ayak duşları günün bu saatinde olur.

ÖLÜ AYAKKABILAR NE HİKÂYELER ANLATIR?

Yeni lastik ayakkabı mı alacaksınız? Eskilerini iyi bir mağazaya götürün. Oradaki deneyimli satıcılar, eskimiş ayakkabılarınıza bakarak destek ve hareket kontrolü için nasıl bir şeye ihtiyacınız olduğunu söyler.

AYAK KRAMPLARINDAN KURTULMAK İÇİN

Biraz maymun taklidi yapın…

20 tane metal büyük kâğıt tutacağını yere diz. (Ofis araçları başka ne işe yarayabilir ki?) Ayak parmaklarını kullanarak her seferinde birini yerden al ve sepetin içine at.
Bu ayağının altına kramp girmesini engelleyecektir.

Hormonlara Bağlı Olarak Genişleyen Duyarlılık

August 19, 2008 by bilgisayarparcalari

Erkeklerin tersine kadınların cinsel faaliyetleri hormonal durumları ile uyumludur. Ergenlik, hamilelik, östrojen-progesteron dengesizliği ve nıenapoz kilo alımı açısından risk taşıyan aşamalardır. Adet kanamasından bir kaç gün önce, yeni premenstriyel dönemde iştah çok açılır ve durmadan glusid alma eği­limi, yani şekerli besinler yemek isteği oluşabilir. Bu günlerde seratanin düşüşüne bağlı olarak hafif bir depresyon eğilimi de belirir. İşte bu şekerli şeyler yeme ge­reksinimi, seratonin düzeyini yükseltmeye yöneliktir. Bazı hormonal tedavilerde yanlış uygulamalar sonucun­da kilo almaya yol açtığını da belirtmekte yarar vardır.

Jeller

August 19, 2008 by bilgisayarparcalari

Yarı saydam tipte makyaj gereçlerine karşı duyulan merak daha da hafif boyaların araştırılmasına yol açtı. Yüz tuvaletinde daha önceleri çubuk (katı) ya da tüp (yarı sıvı) halinde kullanılan jeller makyaj alanını bir anda istilâ etti. Cilde esmer bir renk veren ilk jeller, bronzlaşmış bir tene sahip olarak hoş bir görünüş kazanmak isteyen erkekler tarafından büyük bir rağbet gördü. Yapay olarak esmerleştiriimiş bu tenleri gerçekte esmer olanlardan ayırt etmek çok güçtü. Yüze aynı zamanda parlak bir görünüş katan bu jeller çok geçme­den kadınlar kendilerine mal ettiler. Böylece kısa bir süre sonra fondöten, yanak jelleri, göz kapak jelleri ve kirpik jelleri gibi renkli jeller ortaya çıktı. Günümüzde makyaj için gerekli çok sayıda jel vardır.

Küçük Göğüsler

August 19, 2008 by bilgisayarparcalari

Genellikle kambur sırtlı kadınların küçük göğüsleri olur; bu du­rum da insanda kötümserlik ve bezgin­lik yaratır. Kemikleri sayılacak kadar za­yıflık kadında kompleksler doğurur ve genellikle kişiyi çekingen, içine kapanık yapar.
Çok küçük olan göğüsleri geliştirmenin en iyi yolu, her şeyden önce spor yap­maktır. Spor türlerinden yüzme ve çe­şitli top oyunları, bu konuda gerçektenetkili olurlar, başarılı sonuçiar sağlarlar. Eğer göğüslerinizi biraz daha geliştir­mek istiyorsanız, basketbol oynayın ve­ya haftada iki kez sırt üstü yüzün. Altı ay sonra göğüsleriniz henüz istediğiniz gelişmeye ulaşmamış bile olsa, morali­niz güçlenmiş olduğundan her şey size daha güzel gelmeğe başlayacaktır. Kadınların çoğu bir spor dalıyla uğraş­mak istemediklerinden, doktorlar gö­ğüslerini geliştirmek isteyen kadınlara hormon tedavisi uygulamak zorunlu-ğunda kalırlar.
Bununla beraber bu konuda bir ayırım yapmak gerekir. Genellikle on altı yaşı­na doğru, yani geç âdet görmeye başla­yan ve âdetleri düzensiz olan kadınlar­da hormon eksikliği vardır; bu kadınlar­da dişilik çok gelişmemiştir. Hormon dozu ayarlanıp, göğüslerin radyografisi çekilerek her türlü tedbir alındıktan sonra bu gibi kadınlara doktor denetimi altında hormon tedavisi uygulanabilir. Bu tedavi vücudun salgıladığından daha yüksek dozda folikülin ve progesteron hormonları verilmesine dayanır. Bu tedavi sırasında kusma, göğüslerde ağrı yapıcı bezlerin meydana gelmesi, düzensiz âdet görme gibi bazı yan etki­ler görülebilir. Bu durumda tedaviyi he­men kesmek gerekir. Vücut hormonları genellikle kolay kabul eder ve üç dört ay sonra göze çarpar bir değişiklik görü­lür. Göğüsler gelişir ve daha iyi bir bi­çim alırlar. Ancak bu hormon tedavisi­nin sağladığı sonuçlar her zaman sürekli olmaz. Sürekliliği sağlamak için sürekli tedavi gerekir. Oysa bir kadının sürekli olarak hormon almasının çeşitli sakın­caları vardır.
Doğrudan doğruya cilde sürülen krem veya ampul şeklindeki hormonlu ilâçlar ağızdan alınan hormonlu ilâçlar gibi et­ki yapar ve aynı yan etkileri meydana getirirler. Bu nedenle doktora danışma­dan hiçbir zaman hormonlu bir pomad satın almamak gerekir. Bir kadın, normal olarak hormon salgı­lamasına rağmen gene de ufak göğüs-lüyse, meme bezleri iyi çalışmıyor de­mektir. Burada düzenli âdet gören ama buna rağmen göğüsleri diri ve biçimli olmakla birlikte ufak olan kadınlar söz konusudur. İşte böyle durumlarda hor­mon tedavisine girişmek büyük bir hata olur. Tedavi göğüslerde hiçbir büyüme sağlamayacağı gibi, üstelik göğüsler durmadan ağrıyacaktır. Bu tür kadınla­rın, iyimser olma yöntemini seçip, kü­çük göğüslerin biçimini kaybetmiyece-ğini düşünerek, kırk, elli, altmış yaşına geldiklerinde, yalnız kendilerinin yirmi yaşındayken sahip denemişlerdir. Örneğin, tüberkülozu iyi eden bir ilâç, erkeklerde bir kadında bu­lunacak kadar gelişmiş bir göğüs oluş­turmaktadır. Ancak bu tür bir tedavinin bazen beklenmedik yan etkileri olabilir ve kadının çok fazla kilo almasına neden olur. Üstelik etkisi de kısa süreli­dir, öte yandan kortizon, dişiliği çok kuvvetli olmayan kadınlarda olumlu bir etki yapmaktadır; bu nedenle de bazı doktorlar kortizon tedavisini benimser­ler.
Eğer yukarıda belirttiğimiz bu tedavi yollarından birini uygulamak istiyorsa­nız sizi bazı tehlikelerin de beklediğini bilmeniz doğru olur. Bu tür tedaviler etkilerini çabuk yaparlar ama sürekli bir uygulamanın bazı sakıncaları ve yan et­kileri de vardır. Aylık âdet görme düze­ninin bozulması bu yan etkilerden en çok rastlanılanıdır.
oldukları göğüslere sahip olacaklarını düşünerek kendileri­ni avutmaları doğru olur. Bazı doktorlar esas olarak başka amaçla kullanılmakla birlikte ikincil etkisi gö­ğüsleri geliştirmek olan bazı ilâçları

Genç Kızlar

August 19, 2008 by bilgisayarparcalari

Anne kızının vücuduna uyum kazandır­maya, doğuştan ileri gelen aksaklıkları­nı yok etmeye ve ona sağlıklı bir yaşam kazandırmaya çalışır. Bir süre sonra bü­tün bu sorumlulukları genç kızın yüklen mesi gerekir. Artık makyajını kendisi ya­pacak, giyimini kendisi seçecektir. Bir genç kızın en büyük silahı aşırılıktan ka­çınmak, doğanın verdiklerini ön plana çıkartmaktır. Ağır, göze çarpıcı makyaj­dan kesinlikle kaçınmalıdır. Bunun gibi çok kabarık saçlar da görünüşü bozar. Deri bakımında kullanılacak malzeme­nin seçiminde titiz davranmak gerekir. Sabun, makyaj temizleme malzemeleri, tonikler, fondötenler özenle seçilmeli­dir. Bol fakat kalitesi şüpheli malzeme yerine, az fakat iyi cins malzeme kullanılmalıdır. Kötü malzemeler yıpra­tıcı etkilerini çok yavaş gösterdiklerin­den bunlara vaktinde tedbir almak çok zordur. Sabahları genç kızın yüzüne ön­ce bir tonik sonra da bir krem uygulama sı salık verilir. Eğer ten aşırı beyaz ve ya­naklar renksizse yüze pembe bir pudra sürülerek canlıhk kazandırılır. Fondöten deriye cazip bir parlaklık kazandırsa da büyük sakıncası vardır; derideki delikle­ri tıkayıp derinin nefes almasını zorlaştı­rır. Göz makyajı da hafif olmalıdır. Bu kurala dikkat edilmezse genç kız oldu­ğundan yaşlı gözükür. Gözkapaklarına ince bir far tabakası, kirpikler boyunca hafif bir çizgi ve kirpiklere biraz maska­ra yeterlidir. Gözlük kullanan genç kız­lar gözkapaklarına biraz beyaz pudra sü rebilirler.
Uygulanan makyaj ne çeşit olursa oisun her akşam yatmadan önce yüzü temizle mek gerekir. Bu temizlik yapılmazsa de­ri havasız kalır ve kısa sürede kırışıklıkla ra sahip olur. Gece süresince yüzde ka­lan rimel göz etrafında mor halkalar oluşturur. Bunu önlemek için yatmadan önce rimeli de temizlemek gerekir. Güneş ve deniz suyu sağlık açısından çok yararlıdır. Ancak bunların aşırısı de­riyi olumsuz yönde etkileyebilir. Bunun için bu konuda da tedbir almak gerekir. Güneş ince derilere bronz rengi verir. Fa kat aynı zamanda bu derileri kurutur ve çabuk kırışmalarına yol açar. Güneş ve deniz banyolarından sonra yapılacak ilk iş deriyi, kaybettiği suyu yeniden edin­mesini sağlayacak besleyici bir losyonla beslemektir. Ayrıca deriye oksijen alma fırsatı vermek için makyaj da mümkün olduğu kadar geç yapılmalıdır. Saç da deri gibi sağlığın aynasıdır. Kötü bakım saçlara hastalıklı bir görünüş ve­rir. Bu tür bir saç genç kızın neşeli ve ta­ze çehresi ile uyuşmaz. Geçerli olan moda akımlarına uyarak saç rengini ve biçimini değiştirmek ilk bakışta zararsız gözükebilir. Ancak bu konuda da dikkatli davranmak ve ucuz boyalardan kaçınmak doğru olur. Bu konuda iyi bir berbere danışmak sakın­calı bazı durumların ortaya çıkmasını engeller, örneğin berberiniz saç rengini değiştirdikten sonra perma yaptırmanı­za engel olacaktır.
Saçları sık sık yıkamak ve hergün bigudi takmak doğru değildir. Saçlar beş altı günde bir yıkanabilir. Bigudi ise genel­likle saçı kırar, iyi’seçilmiş bir fırça ile saçları fırçalamak, onları temizler ve havalandırır. Eğer kötü bir fırça kullanır­sanız bu fırça saçları kırabilir. Aşırı saç dökülmesi halinde hemen bir doktora başvurmak yerinde olur. Tırnaklar da insanın sağlık durumu ile yakından ilgilidir. Tırnak kırılması özel bir yağ sayesinde engellenebilir. Eğer kı­rılma yine devam ediyorsa bir doktora başvurmak doğru olur. Tırnakları kes-mektense törpülemek daha iyidir. Ayrı­ca tırnakları sık sık fırçalamak ve kenar­larını ponza taşı ile temizlemek şarttır. Böylelikle sigara içenler parmaklarının sararmasının önüne geçmiş olurlar. Cila çok düzgün sürülmelidir. Ojeli fakat çi­zik ve çatlak bir tırnak , öjesiz tırnaklardan daha kötü durur. Bütün bu dediklerimiz ayak parmakları için de ge­çerlidir. El ve ayak bakımını tamamla­mak için hergün ellere ve topuklara çok yağlı olmayan bir kremle masaj yapılma lıdır. Dirsekler de kuruma ve buruşma eğilimi gösterirler. Nemlendirici bir krem ve ponza taşıyla yapılacak masaj dirseklere tazeliklerini yeniden kazandı­rır.
Genç kızın, gereksiz tüyleri alması ve deodoran kullanması da kaçınılmaz gereksinmeleridir.

Karın Estetiği

August 19, 2008 by bilgisayarparcalari

Karın ameliyatları yeni yeni geliş mektedir. Ameliyat yapılarak düzeltile­cek olan karın yağlıysa, deri fazlalığını almak için uzunlamasına yatay bir yarık yapılır ve yapılan dikiş deriyi dikey ola­rak gererek, belin de incelmesini sağlar. Porsumuş bir karın düzeltilince, dikiş izi yatay ve çok aşağıda olduğundan bi­kini giyilse bile gözükmez. Ameliyattan sonra altı ilâ on gün kadar hastanede yatılır.
Kaba etler, baldırlar, kalçalar, kollar ve bilekler de çeşitli ameliyatlar yapılarak inceltilebilir. Ama dikiş izi oldukça uzun olduğundan, tamamen yok edile­mez ve dikkati çeker. Kuramsal olarak vücudun her bölgesi ameliyat edilebilir. Ayrık kulaklar bitişti rilebilır, kulak kepçesinin kenarları kü-çültülebilir veya düzeltilebilir. Eller ger­me yöntemleriyle, elektrikli rendeyle, çatlaklar, sivilce izleri deri yüzeyi aşındı rılarak düzeltilebilir. Enseden alınan saç tutamları, kirpik ve kaşlara aşılanabilir. Saçsızlara saç eklenebilir. Çekik gözler büyütülebilir. Ağıza daha büyük veya daha küçük, daha dolgun ve daha öne çıkık bir biçim verilebilir. Doğuştan ol­ma lekeler giderilebilir. Koltuk altların­daki ter bezlerinden bazıları çıkartılarak fazla terlemenin önüne geçilebilir. Cer­rahlar, insanı güzellleştiren benler bileyaparlar. Son yıllarda yapılmaya başlanı lan estetik ameliyatlardan biri de, “kıvrımlı germe” ameliyatıdır. Bu ameli­yatla genç kadınların sadece kırışıklıkla­rı gideriImemekte, yüz hatları yeniden düzenlenmekte örneğin kaşlar kaldırıla-bilmektedir. Bunun için ince ve uzun bir iğne aracılığıyle, üst derinin altında­ki dokuya yarı esnek bir kıl sokulur, sonra bu kıl ilgili kasa bağlanır. Bu tür ameliyatlar, başarıyla uygulanmakta ve sonuçları da oldukça uzun etkili olmak­tadır.
Cerrahlar sizi tamamen değiştirecek si­hirli bir bıçağa sahip değildirler. Ama kendinizi daha rahat hissetmeniz, kendi nizi beğenmeniz konusunda büyük yar­dımları dokunmaktadır